ANLATIM BOZUKLUKLARI

25/2/2009 | Kategori: Dil ve Anlatim |

ANLATIM BOZUKLUKLARI

*Anlatım bozuklukları konusu, öğrenciler tarafından en zor konu olarak algılanmaktadır. Bu aslında bir bakıma doğrudur. Çünkü bu konu, tüm dilbilgisi konularını içermektedir. Yani anlatım bozukluklarının bulunabilmesi için, diğer dilbilgisi konularının iyi bilinmesi gerekir.
*Anlatım bozukluklarının bulunabilmesi için, öncelikle kaliteli bir cümlenin nasıl olması gerektiği kavranmalıdır.
*Kaliteli bir cümlede gereksiz sözcük bulunmaz. Cümle kolay anlaşılır olmalıdır. Cümlede kelimeler özenle seçilmelidir. Gereksiz ayrıntılara yer verilmemelidir. Cümle kısa ve akıcı olmalıdır. Cümlede yapmacıksız ve içten bir anlatım olmalıdır.
ÖSS ile ilgili kaynaklarda, anlatım bozukluklarının sebepleri, başlıklar altında ele alınmıştır. Bunlar genel olarak şöyledir:
KALİTELİ BİR CÜMLEDE:

Ø Gereksiz sözcük bulunmamalıdır.
Ø Anlamca çelişen sözcükler bulunmamalıdır.

Ø Yanlış anlamda sözcük kullanılmamalıdır.
Ø Yardımcı eylem gereksiz kullanılmamalıdır.
Ø Sözcükler yanlış yerde kullanılmamalıdır.
Ø Anlam belirsizliği bulunmamalıdır.
Ø Yapısı yanlış sözcük bulunmamalıdır.
Ø Deyimler, yanlış anlam ve yazılışta kullanılmamalıdır.
Ø Atasözleri yanlış anlam ve yazılışta kullanılmamalıdır.
Ø Mantık hataları bulunmamalıdır.
Ø Tamlama yanlışları yapılmamalıdır.
Ø Ekler yanlış kullanılmamalıdır.
Ø Tümleç eksikliği olmamalıdır.
Ø Yüklem eksikliği, ek-fiil eksikliği olmamalıdır.
Ø Özne eksikliği olmamalıdır.
Ø Özne ve yüklem, olumluluk ve kişiler açısından uyumlu olmalıdır.

Not: Bir cümlede (ben-sen),(ben-o),(ben-siz),(ben-onlar),(sen-biz) zamirleri özne olursa, yüklem birinci çoğul şahıs (biz) olur.
Ben ve sen ileride oynayalım.
Benle o, sinemaya gittik.
Not: Bir cümlede (sen-o)(sen-siz)(sen-onlar) zamirleri özne olursa, yüklem ikinci çoğul şahıs (siz) olur.
Sen ve Ahmet nereye gidiyorsunuz?
Not: Özne ve Yüklemin tekil-çoğul uyumu:
A)Özne insan ise;
1)Özne tekil ise, yüklem tekil olur.
2)Özne çoğul ise, yüklem tekil veya çoğul olabilir.
B)Özne insan dışı bir varlık ise;
Özne ne olursa olsun, yüklem tekil olur.
İstisna: Saygı anlamı için, tekil özne, çoğul yüklem kullanılabilir.
Müdür Bey geldiler.
Not: Özne birden çok olmayı ifade eden sıfat alırsa ya da belgisiz zamir olursa, yüklem tekil olur.
Üç kişi yanıma geldi.
Birçok insan bu bölgeye göç etti.
Herkes aynı şeyi yapıyor.
Not: Kişileştirme yapıldığı durumlarda çoğul özne çoğul yüklem kullanılabilir.
Karlar havada ahenkle dans ediyorlar.

        ANLATIM BOZUKLUĞU OLAN-OLMAYAN CÜMLELER
*Hiç kimse onu hor görmüyor, ona yardım ediyordu.
Özne-yüklem olumluluk açısından uyumsuz.
Virgülden sonra “herkes” sözcüğü getirilmeli.

*Bu konuda yetkililerle konuşarak, onların görüşünü almayı düşünüyoruz.
Anlatım bozukluğu yok.

*Bu tür dergilerin sayısı gittikçe azalıyor, okunmaz oluyor.
Özne eksikliği.
Virgülden sonra “bu tür dergiler” getirilmeli.

*Mumumuz bir yana, gaz lambamız; hatta, elektriğimiz bile yoktu.
Mantık hatası.
Doğrusu: “Elektriğimiz bir yana, gaz lambamız hatta mumumuz bile yoktu.”

*Özel ve devlet okulları bu yarışmaya katılacaktı.
Tamlama yanlışı.
Özel sözcüğünden sonra “okullar” sözcüğü getirilmeli.

*Şişmanlıktan kurtulmak için beslenmenize dikkat etmeli, ayrıca düzenli olarak spor yapmalısınız.
Anlatım bozukluğu yok.

*Toplantıda pasta ve meyve suyu ikram edildi.
Tamlama yanlışı. Pasta suyu gibi algılanıyor.
Doğrusu: “Toplantıda meyve suyu ve pasta ikram edildi.”

*Ona, çok kızmaz ama öcünü alırdı.
Dolaylı tümleç eksikliği.
Ama sözcüğünden sonra “ondan” sözcüğü getirilmeli.

*Çayı bazen, kolayı hiç içmem.
Yüklem eksikliği.
Bazen sözcüğünden sonra “içerim” sözcüğü getirilmeli.

*Yıllar önce, sevdiğim bir şairin, beğendiğim bir kitabını almıştım.
Anlatım bozukluğu yok.

*Dün, onu bir kez daha okuyarak, anılarımı tazelemek istedim.
Anlatım bozukluğu yok.

*Tatlı kurabiyeden az, tuzlu kurabiyeden hiç yemedim.
Yüklem eksikliği.
Az sözcüğünden sonra “yedim” sözcüğü getirilmeli.

*Saha, top oynamaya elverişli ve müsaitti.
Gereksiz sözcük kullanımı. Aynı anlamlı sözcükler kullanılmış.
Elverişli yada müsait sözcüklerinden biri cümleden çıkarılmalı.

*Kuşkusuz söylediklerin etkilemiş olmalı.
Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması. “Kuşkusuz” kesinlik ifade eder, “olmalı” ihtimal ifade eder. İkisi aynı cümlede olamaz.
“Kuşkusuz” yada “olmalı” cümleden çıkarılmalı.

*Bize karşı çekimser davranıyordu.
Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
“çekimser” değil, “çekingen” olmalı.

*Eski Ankara Valisi geldi.
Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
Doğrusu: “Ankara eski valisi”

*Her yıl arkadaşıyla Bodrum'a gider, orada uzun bir tatil yapar.
Anlatım bozukluğu yok.

*Sınıfta kaldığına çok üzüldü, bunu kimseye söyleyemedi.
Anlatım bozukluğu yok.

*Kardeşini sinemaya götürdü.
Anlam belirsizliği.
“Kardeş”in kime ait olduğu belli değil.
Doğrusu: “Kendi kardeşini” yada “Onun kardeşini” olmalı.

*Yanlız kalmak, hoşuma gitmez.
Yapısı yanlış sözcük kullanımı.
“Yanlız” değil “Yalnız” olmalı.

*Haberi alınca ciğeri tutuştu.
Deyim yanlışı.
Doğrusu: “Haberi alınca etekleri tutuştu.”

*Yolda arkadaşlarıyla karşılaştı; onlara, olanları anlattı.
Anlatım bozukluğu yok.

*Görünen köy tercüman istemez.
Atasözü yanlışı.
Doğrusu: “Görünen köy kılavuz istemez.”

*Kuşlar, neşeyle uçuşuyorlar.
Özne-Yüklem uyumsuzluğu.
“uçuşuyorlar” değil “uçuşuyor.” olmalı.

*Toplumsal yaşamda, herkesin uymak zorunda olduğu kurallar vardır.
Anlatım bozukluğu yok.

*Kağıt tüketimi, bir toplumun gelişmişlik göstergelerinden biridir.
Anlatım bozukluğu yok.

*Masanın üzerindeki kağıtlar, kitaplar birbirine karışmış.
Anlatım bozukluğu yok.

*Sıkıntıdan bir deri, bir göbek kalmıştı.
Deyim yanlışı.
“göbek” değil “kemik” olmalı.

*Bu filmde toplum sorunları irdeleniyor ve topluma ayna tutuyor.
Özne yanlışı. (Özne eksikliği.)
Doğrusu: “… ve film topluma ayna tutuyor.”

*Dün aldığı gazeteleri, dergileri hala okuyamadı.
Anlatım bozukluğu yok.

*Sınav saati yaklaştıkça, heyecanım gittikçe artıyor.
Gereksiz sözcük kullanımı. (Aynı anlamlı sözcüklerin kullanılması.)
“gittikçe” cümleden çıkarılmalı.

*Bu nüans farkını anlamalısın.
Gereksiz sözcük kullanımı. (Aynı anlamlı sözcüklerin kullanılması.)
“nüans” yada “fark” cümleden çıkarılmalı.

*Aşağı yukarı, tam yedi yıldır görmüyorum.
Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
“Aşağı yukarı” yada “tam” sözcüklerinden sadece biri kullanılmalı.

*Bütün olasılıklarımı kullandım.
Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
“olasılıklarımı” değil “olanaklarımı” olmalı.

*Yeni atılımlar yapacağımızı umut ediyorum.
Yardımcı eylemin gereksiz kullanımı.
“umut ediyorum” değil “umuyorum” olmalı.

*Yeni durağa gelmiştik ki, otobüs duraktan ayrıldı.
Sözcüğün yanlış yerde kullanımı.
Doğrusu: “Durağa yeni gelmiştik ki,………”

*Yazılarınızda, dilimize önem verilmeyişinden yakınıyorsunuz.
Anlatım bozukluğu yok.

*Birçok sözcüğü yerinde kullanmadığınızı üzülerek görüyorum.
Anlatım bozukluğu yok.

*Öğretmen okuluna doğru gidiyordu.
Anlam belirsizliği.
Belirsizliği gidermek için virgül kullanılmalı.
“Öğretmen, okuluna doğru gidiyordu.”

*Mahallemizde manavcılık yapıyordu.
Yapısı yanlış sözcük kullanımı.
“manavcılık” değil “manavlık” olmalı.

*Üç kişi yanıma geldiler.
Özne-yüklem uyumsuzluğu.
“geldiler” değil “geldi” olmalı.

*Bu koşullar içinde pek çok sanatçı olduğunu duyuyorum, görüyorum.
Anlatım bozukluğu yok.

*Dostluğumuzu pekiştiren, anlam kazandıran birçok ortak noktamız var.
Dolaylı tümleç eksikliği.
Virgülden sonra “ona” sözcüğü eklenmeli.

*Toplantıda, çeşitli hastalıklar ve bunların nedenleri konusunda açıklamalar yapılacak.
Anlatım bozukluğu yok.

*Bugün tatil olduğundan, sabahleyin geç kalktım.
Anlatım bozukluğu yok.

*Kitabı eleştiri ve tenkit yağmuruna tuttular.
Gereksiz sözcük kullanımı.
“eleştiri” yada “tenkit” sözcüklerinden biri atılmalı.

*Şüphesiz sen de onu görmüş olmalısın.
Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
“Şüphesiz” sözcüğü cümleden çıkarılmalı.

*Polis öfkeyle geçen arabayı durdurdu.
Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
Doğrusu: “Polis geçen arabayı öfkeyle durdurdu.”

*O kalemi hala arıyor.
Cümlede anlam belirsizliği.
Belirsizliği gidermek için virgül kullanılmalı.
“O, kalemi hala arıyor” yada “O kalemi, hala arıyor.”

*Kardeşi doğunca, onun ayakkabısı dama atıldı.
Deyim yanlışı.
“Ayakkabısı” değil “pabucu” olmalı.

*O, bizim sınıf öğrencisiydi.
Tamlama yanlışlığı. (Tamlayan eki eksikliği)
“sınıf” değil “sınıfın” olmalı.

*Her toplum, dilini geliştirme yoluna gitmesi gerekir.
Tamlama yanlışlığı.
“Her toplum” değil “Her toplumun” olmalı.

*Arkadaşımız, çok çalışkan bir çocuktu.
Anlatım bozukluğu yok.

*Ne sen, ne kardeşin geldi.
Yüklem eksikliği.
Doğrusu: “Ne sen geldin, ne kardeşin geldi.”


*Dün akşam, rüzgar ortalığı altüst etti.
Anlatım bozukluğu yok.

*Çocuğa ninni söylüyor, uyutmaya çalışıyordu.
Nesne eksikliği.
Doğrusu: “…, çocuğu uyutmaya çalışıyordu.” (“çocuğu” yerine “onu” getirilebilir.)

*Dün gece çok garip bir rüya gördüm.
Anlatım bozukluğu yok.

*Kutuların hepsi aynı görünüyorlar.
Özne yüklem uyumsuzluğu.
“görünüyorlar” değil “görünüyor” olmalı.

*Kimse suçlamıyor, saygı duyuyor.
Özne-yüklem uyumsuzluğu.
Virgülden sonra “herkes” sözcüğü getirilmeli.

*Zor ve çetin günler bizi bekliyor.
Gereksiz sözcük kullanımı.
“zor yada “çetin” cümleden çıkarılmalı.

*Boş araziye ağaç ekilecekti.
Yanlış anlamda sözcük kullanımı.
“ekilecek” değil “dikilecek” olmalı.

*Enflasyonun düşmesi fiyatlara etki etti.
Yardımcı eylemin gereksiz kullanılması.
“etki etti.” değil “etkiledi.” olmalı.

*Genç adamı bıçaklamış.
Cümlede anlam belirsizliği.
Virgül kullanılmalı. “Genç, adamı bıçaklamış.” Yada “Genç adamı, bıçaklamış.”

*Aldığım telefonu geri iade etmeliyim.
Gereksiz sözcük kullanımı.
“Geri vermeliyim” yada “iade etmeliyim” olmalı.

*Yürümeyi bırak, daha doğru dürüst koşamıyordu.
Mantık hatası.
Doğrusu: “Koşmayı bırak, daha doğru dürüst yürüyemiyordu.”

*Başkalarının sorunlarına önem verir, onlara çözümler bulmaya çalışırdı.
Anlatım bozukluğu yok.

*Bu yorucu çalışmanın ardından iyi bir tatil yapmayı düşünüyordu.
Anlatım bozukluğu yok.

*Simitleri senin, gazozları benim hesabıma yazdım.
Tamlama yanlışlığı.
Doğrusu: “ Simitleri senin hesabına, ……”

*Sinemayı çok seviyor, fakat gidemiyordu.
Dolaylı tümleç eksikliği.
Doğrusu: “….., fakat sinemaya gidemiyordu.”


*Yeni düzenlemeyle, trafik sıkışıklığı önlenmiş, kazalar da büyük ölçüde azalmıştır.
Anlatım bozukluğu yok.

*Trenin zamanında kalkmaması, yolcuların canını sıkıyor.
Anlatım bozukluğu yok.

*Hatasının farkında ve kibirli olmayan bir insandı.
Fiilimsi eksikliği.
Doğrusu: “ Hatasının farkında olan ve……”

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/2|

Noktalama İşaretleri

25/2/2009 | Kategori: Dil ve Anlatim |

1)NOKTA (.)
*Cümle sonlarında kullanılır.
Romanın konusunu anlayamadım.
Kırılıyor hayallerim bir cam parçası gibi.

*Kısaltmalarda kullanılır.
Prof. , vb. , bkz. , İst.

*Tarihlerin yazımında kullanılır.
13.05.1974

*Sıra bildiren sayılardan sonra kullanılır.
20. yüzyıl, 2. Mahmut

*Saat yazımında kullanılır.
09.05

*Sayı bölüklerinin arasında kullanılabilir.
13.500 YTL

*Bir yazının alt bölümlerini gösteren rakam veya harflerden sonra kullanılabilir.
A. Niteleme Sıfatları
B. Belirtme Sıfatları
1. İşaret Sıfatı
2. Soru sıfatı

*Çarpma işareti yerine kullanılabilir.
2.3=6

*Başlıklardan sonra nokta konmaz.
2)VİRGÜL (,)
*Eş görevli sözcük ya da sözcük gruplarının arasında kullanılır.
Pazardan, elma, portakal, limon ve salatalık aldım.
Anılarını, güzel düşüncelerini, planlarını bir deftere yazardı.

*Sıralı cümleleri ayırmada kullanılır.
Sabah evden erken çıkar, biraz yürüyüş yapar, bir çay ocağında çayını yudumlayıp, eve dönerdi.

*Özellikle belirtilmek istenen öğeden sonra kullanılır.
Adam, olanları görmezlikten geliyordu.
O gün, kalemini yine evde unutmuştu.

*Hitap ve seslenme sözcüklerinden sonra kullanılır.
Sevgili Anneciğim,
Sayın Müdürüm,
Arkadaş, yurduna alçakları uğratma sakın!

*Yazışmalarda, başvuru yapılan makamın adından sonra kullanılır.
Sağlık Kurulu Başkanlığına,

*Arasöz ve aracümlelerin, başında ve sonunda kullanılır.
Bu yeri, çocukluğumun geçtiği mahalleyi, asla unutmayacağım.

*Sayılarda, ondalık bölümü ayırmak için kullanılır.
385,5
3,45

*Tırnak işareti içine alınmamış alıntı cümlelerden sonra kullanılır.
Yarın gidiyorum, dedi.
JJ. Rousseau, roman hayattır, der.

*Yer adını tarihten ayırmak için kullanılır.
İstanbul, 13 Mart 1948

*Adlaşmış sıfatlardan ve anlamca karışan öğelerden sonra kullanılır.
Yaşlı, hizmetçiyi yanına çağırdı.
O, kediyi yakaladı.

* “Evet, hayır, peki” vb. sözcüklerden sonra kullanılır.
Hayır, o gelmedi.
Evet, sen de dinleyebilirsin.
Peki, senin dediğin olsun.

*Ünlem sözcüklerinden sonra virgül kullanılabilir.
Ah, karnım çok ağrıyor!
Aman, bu ne hal!

* “ve, veya, ya da” gibi sözcüklerden önce ve sonra virgül kullanılmaz.


*İkilemelerin arasında virgül kullanılmaz.

3)NOKTALI VİRGÜL (;)
*Birden fazla sıralı cümleyi ayırmada kullanılır.
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şanı kalır.
Yeldim yeldim, yele verdim; ekmeğimi sele verdim.

*Nitelik farkı bulunan sözcüklerin arasında kullanılır.
Ama, fakat, ve bağlaç; kadar, için, gibi edattır.
En sevdiğim renkler mavi, beyaz, kırmızı; hayvanlar ise kedi ve tavşandır.

*Bağlaçlarla bağlanan cümlelerde, bağlaçtan önce kullanılabilir.
Çok çalışırdı; ama başaramazdı.
Bekleyemedim; çünkü, saat epey geç olmuştu.

*Bağlaç olan sözcüklerin yerine kullanılabilir.
Yürüyemiyordu; çok yorulmuştu.

4)İKİ NOKTA (:)
*Bir cümleden sonra açıklama yapılacaksa ya da örnek verilecekse iki nokta kullanılır.
C vitamini şu meyvelerde vardır: portakal, mandalina, elma…
Derneğimizin felsefesi şuydu: Haklının yanında ol, hakkını savun.

Not: İki noktadan sonra gelen kısım cümle oluşturuyorsa, bu kısım büyük harfle başlar. Örnek için sıralanan sözcüklerin büyük harfle başlatılmasına gerek yoktur.

*Tırnak içinde aktarılan sözlerden önce kullanılır.
Yanına gelen öğrenciye: “Dersler nasıl?” diye sordu.

*Aktarılan konuşma cümlelerinden önce kullanılır.
Adam, öfkeli öfkeli:
-İki saattir nerdesin? Dedi.

*Tanıtılacak olan bir kavramdan sonra kullanılır.
Belirtili Nesne: Cümlede –i hal ekini alan nesnedir.

*Matematikte bölme işareti olarak kullanılabilir.
25:5=5

* “Uyarı, Not, Çözüm, Örnek” gibi ifadelerden sonra kullanılabilir.

5)ÜÇ NOKTA (…)
*Bitirilmemiş cümlelerin sonunda kullanılır.
Seni o kadar seviyorum ki…
Evli evine, köylü köyüne…

* “vb.” anlamında kullanılabilir.
İstanbul'da birçok cami vardı: Sultan Ahmet, Süleymaniye, Fatih…

*Kaba, söylenmesi uygun olmayan sözlerin yerine kullanılır.
O … hırsız evdeki değerli her şeyi çalmıştı.

*Alıntı yapılan yazı parçasının başına getirilebilir.
“… Bunlar şiirlerinde biçim-içerik ikiliğini kaldırmaya, şiirin anlamı ile yapısını kaynaştırmaya çalışırlar.”

*Seslenmelerin tekrarında kullanılabilir.
Anne… Anne…

6)SIRA NOKTALAR (…………..)
*Şiirde ve yazıda alınmayan bölümlerin yerine kullanılır.
…………
Baktık geceden fecre kadar ellerde
Yıldızlara yükselen kadehler gördük.
…………

*Roman, hikaye gibi yazı türlerinde aradan zaman geçtiğini düşündürmeye yarar.

*Konuşmalarda, sessizlik anlamında kullanılır.
-Ne zaman gördün?
-..........
-Unuttun mu yoksa?

*Doldurmalı soru tiplerinde boş bırakılan yer için kullanılır.

7)SORU İŞARETİ (?)
*Soru bildiren cümle ya da sözcüklerden sonra kullanılır.
İçimdeki sıkıntının nedeni ne olabilir?
Nasıl?

*Kuşku duyulan bir bilgi verildiğinde kullanılır.
Şair 15. yüzyılda(?) yaşamıştır.
Mevlana (?-1273) en büyük mutasavvıf şairlerdendir.
*Küçümseme, alay, karşıtını düşündürme amaçlarıyla kullanılabilir.
Benim kızım, çok zeki(?) bir kızdır.

*Aynı cümlede aralarda gelen soru sözcüklerinin her birinden sonra değil, cümlenin sonunda soru işareti kullanılır.
Niçin, ne zaman, nasıl olmuştu bu iş?

*Soru sözcüğü ya da soru eki bulunduğu halde, soru anlamı taşımayan cümlelerin sonuna soru işareti konmaz.
Ne zaman geldiğini hatırlamıyorum.

8)ÜNLEM İŞARETİ (!)
*Ünlem sözcüklerinin ya da cümlelerinin sonuna getirilir.
Ey Türk Gençliği!
Eyvah!
O nasıl söz!

*Alay, söze inanmama, dikkat çekmek amacıyla kullanılabilir.
Ne kadar iyi(!) bir insansınız.

9)TIRNAK İŞARETİ (“ “)
*Başkasına ait sözlerin aktarılmasında kullanılır.
Paul Valery: “Yüz bin okur tarafından, yüz bin kez okunmak isterim.” der.

*Kitap, dergi, konu başlığı vb. isimler tırnak işareti içinde gösterilebilir.
“Savaş ve Barış”
Necip Fazıl “Çile”yi büyük çilelerle yazmıştır.

*Önemli görülen kavram ve sözcükler tırnak işareti içinde yazılır.
Yazılarında “olay” sözcüğünü çok sık kullanmaya başladı.

*Üst satırdaki sözcüğün alt satırda da aynen yazıldığını gösterir.
1)Niteleme Sıfatları
2)Belirtme “

*Tırnak işareti içine alınan sözcüğe gelecek olan ek, tırnak işaretinden sonra getirilir.
“Eleştiri”yi bir tür olarak kabul etmeyenler de var.

10)KISA ÇİZGİ (-)
*Satır sonuna sığmayan sözcükleri bölmek için kullanılır.
……..yeni öy-
kücüler

*Başlangıç ve sonucu gösteren tarihler arasında kullanılır.
(1299-1923)

*Sözcük köklerinin ve eklerinin yazımında kullanılır.
Gel- , kaç- , -r , -mez , -ecek

*Birbiriyle ilgili sözcük ve kavramların arasında kullanılır.
Osmanlı-Rus savaşları….
Manisa-İzmir karayolu…
Türkiye-AB görüşmeleri…

*Arasöz ve aracümleleri ayırmak için kullanılabilir.
O gün – senin olmadığın gün- bütün meselelerimizi hallettik.
*Osmanlıca'dan gelen tamlamalarda kullanılır.
Servet-i Fünun, Nesr-i Harb

11)KESME İŞARETİ (' )
*Özel isimlere gelen çekim eklerini ayırmak için kullanılır.
Hüseyin'e, İstanbul'u, Türkiye'den

*Özel isimlerden türeyen sözcüklere gelen çekim ekleri kesme işareti ile ayrılmaz.(?)
(Bu konuda net bir bilgi yok.)
İstanbullular

*Kısaltmalara gelen ekleri ayırmak için kullanılır.
AB'ye, İETT'de, PTT'ye

*Rakamlara gelen ekleri ayırmak için kullanılır.
12'de, 3'te, 15:00'da

*Ses düşümünü göstermek için kullanılır.
N'oldu, Karac'oğlan

*Özel isme eklenen çekim eki satır sonuna denk gelirse sadece kesme işareti konur.
………………………… Türkiye'
nin………………………………….

*Anlam karışıklığı olabilecek sözcüklerde kullanılabilir.
Bu soru'nu sonra çözelim.
Ahmet, il'e gitti.
Çayı koy'da içelim.

*Harf ve eklerden sonra gelen eklerin ayrılmasında kullanılır.
A'nın yarısı b'ye eşittir.
-de'nin kullanımında….

*Tamlama durumundaki kurum, kuruluş, dönem isimlerine gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmayabilir.
Dışişleri Bakanlığından aradılar.
Fetret Devrini yaşıyorlardı.

12)PARANTEZ (AYRAÇ) İŞARETİ ( ( ) )
*Bir cümle ya da sözcükle ilgili açıklama yapılırken kullanılır.
Betimlemenin (tasvirin) sıkça yapılması gerektiğine inanıyor.
İlk tiyatro eserimiz, (Şair Evlenmesi) komedi tarzında yazılmıştır.

*Tiyatro eserlerinde sahnede yapılması gereken hareketler ayraç içinde verilir.
Ahmet- (Koltuğa doğu yürüyerek) Çok yoruldum çok!

*Yabancı sözcüklerin okunuşu parantez içinde verilir.
Montaigne (Monteyn)

*Bir olayın başlangıç ve bitiş tarihleri parantez içinde gösterilir.
(1914-1918)

*Ünlem, soru işareti gibi işaretler farklı anlamlar için parantez içinde kullanılabilir.
(!), (?)

*Dipnot işareti parantez içinde gösterilebilir.

*Boş bırakılan yeri (özellikle sorularda) göstermek için kullanılabilir.

13)TEK TIRNAK İŞARETİ (‘)
*Bir alıntı cümlesinin içinde, başka bir alıntı gösterileceği zaman kullanılır.
“Heyecanla, keyifle okunan, ‘aşk olsun' dedirten bir kitap bu.

14)KÖŞELİ PARANTEZ ([ ])
*Parantez içinde yazılan bir açılamada tekrar parantez kullanmak gerektiğinde köşeli parantez kullanılır.
(…………………………….. [ ………………. ] …………………………….)

<_script /> function YeniSayfa (form, bicimler, pencereadi) { if (!pencereadi) pencereadi = 'formTarget' + (new Date().getTime()); form.target = pencereadi; open ('', pencereadi, bicimler); } <_script />

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/2|

SES BİLGİSİ

25/2/2009 | Kategori: Dil ve Anlatim |

SES BİLGİSİ

Ses: İşitme organımız tarafından algılanan titreşimlere ses denir.
Harf: Seslerin yazıdaki karşılığına “harf” denir.Harfler, sesleri karşılayan işaretlerdir.
Alfabe: Dilde kullanılan tüm harflerin sıralanmış şekline alfabe denir.
Türk Alfabesi: 29 harften oluşur.
8'i sesli (ünlü) harf: a, e, ı, i, o, ö, u, ü
21'i sessiz (ünsüz) harf: b, c, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z
Ünlü Harfler:
Kalın Ünlüler:
a, ı, o, u
İnce Ünlüler: e, i, ö, ü
Düz Ünlüler: a, e, ı, i
Yuvarlak Ünlüler: o, ö, u, ü
Geniş Ünlüler: a, e, o, ö
Dar Ünlüler: ı, i, u, ü
Ünsüz Harfler:
Sert Ünsüzler:
f, s, t, k, ç, ş, h, p (fıstıkçı şahap)
Süreksiz Sert Ünsüzler: k, t, ç, p (ketçap)

Ünlü Uyumları:
a)Büyük Ünlü Uyumu:
*Bir sözcükte, ilk hecedeki ünlü harf kalın ise, diğer hecelerdeki ünlüler de kalın olmalıdır.
Yada ilk hecedeki ünlü harf ince ise, diğer hecelerdeki ünlüler de ince olmalıdır.

a, ı, o, u a, ı, o, u yada e, i, ö, ü e, i, ö, ü

Türkiye, şehir, kağıttan, çelimsiz, gözlükçü

Not: “-yor, -ken, -ki, -leyin, -daş, -gil, -mtrak” ekleri büyük ünlü uyumunu bozabilir.
Geliyor, kaçarken, sabahleyin, meslektaş, halamgil, yeşilimtrak

Not: Tek heceli sözcüklerde ve bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz.

Not: Yabancı dillerden dilimize giren sözcüklerde büyük ünlü uyumu bulunmayabilir.
Telefon, sinema, şikayet, mektup, istasyon

Not: Bazı Türkçe sözcükler, zamanla ses değişikliğine uğrayarak büyük ünlü uyumu dışına çıkmıştır.
Ana Anne
Karındaş Kardeş
Alma Elma

b)Küçük Ünlü Uyumu:
Kural-1:
Bir sözcükte, ilk hecede düz ünlü harf varsa, sonraki hecede de düz ünlü bulunmalıdır.
“a, e, ı, i” “a, e, ı, i”

Kural-2: İlk hecede yuvarlak ünlü harf varsa, sonraki hecede ya dar-yuvarlak, yada düz-geniş ünlü bulunmalıdır.
“o, ö, u, ü” ya “a,e” yada “u,ü”

*Küçük ünlü uyumunda hece hece ilerlemek esastır. Bir başa, bir sona bakılmaz. Yani sözcüğün ilk ünlüsüyle son ünlüsü uyuşmayabilir.
Ufaklık > u'dan sonra a, a'dan sonra ı gelebilir.
Sobacı > o'dan sonra a, a'dan sonra ı gelebilir.
Gelenek, eskimiş, izleyici, kayalık, umutsuz, üzüntü, sulak, köpek

* “-yor, -ki” ekleri küçük ünlü uyumunu bozabilir.

Bazı Genel Kurallar:
* Türkçede ilk heceden sonraki hecelerde “o, ö” harfleri bulunmaz.
Otobüs, Operatör, Radyo Türkçe değildir.

*Türkçede kelime kökünde iki ünlü yan yana bulunmaz.
Saat, Taassup, Şair, Şiir, Fuar Türkçe değildir.

*Türkçe sözcüklerde aynı iki ünsüz yan yana bulunmaz.
Millet, Sıhhat

*Türkçe kelimelerde “j” harfi bulunmaz.
Japon, Jale, Jandarma
 

SES OLAYLARI

1- Ünlü Düşmesi ( Hece Düşmesi) (Ses Düşmesi)
*Sözcükte bulunan bir sesli harfin; sözcük ek aldıktan sonra düşmesi ile oluşur.

Göğüs – Göğsü
Alın – Alnı
Burun – Burnu
Karın – Karnı
Oğul – Oğlu
Akıl – Aklı
Kayın – Kaynı
Sabır – Sabrı
Vakıf – Vakfı
Emir – Emri
---
Savur – Savrul
Kavur – Kavrul
Devir – Devril
Sıyır – Sıyrık
Ayır – Ayrıntı
Çevir – Çevril
---
Emir – Emretmek
Sabır – Sabretmek
Kahır – Kahretmek
Keşif – Keşfetmek
---
Kahve altı – Kahvaltı
Pazar ertesi – Pazartesi
Cuma ertesi – Cumartesi
Kayın ana – Kaynana
Ne asıl – Nasıl
Ne için – Niçin
Sütlü aş – Sütlaç
---
Sarı - Sararmak
Oyun – Oynamak
Yumurta – Yumurtlamak
Sızı – Sızlamak
Koku – Koklamak
---
*Aşağıdaki her iki yazımda kullanılmaktadır.
Şurada - Şurda
Nerede – Nerde
Dışarıda – Dışarda

2- Ünlü Türemesi: (Ses Türemesi)
*Bazen bir sözcükle, bir ek yan yana gelirken sözcük ve eke ait olmayan bir ünlü ortaya çıkabilir. Bu olaya ünlü türemesi denir.
Az-cık – Azıcık
Genç-cik – Gencecik
Dar-cık – Daracık
Bir-cik – Biricik
Gül-cük – Gülücük
Öp-cük – Öpücük

3- Ünlü Daralması:
*“-a, -e” ünlülerinin “-yor” eki nedeniyle “ı,i,u,ü” ye dönüşmesi ile oluşur.

Kokla – Kokluyor
Sakla – Saklıyor
Dile – Diliyor
Kutla – Kutluyor
Bekle – Bekliyor
Gözle – Gözlüyor
Ağla – Ağlıyor
Anlama – Anlamıyor

Not: “-y” kaynaştırma harfinden önceki “-a, -e” harfleri konuşma dilinde daraltılsa bile yazıda daraltılmaz. Daraltılırsa yazım yanlışı olur.
Gelmeyen Yazıda
Gelmiyen Sözlü kullanımda
Yapmayan
Gitmeyen

Not: “-y” kaynaştırma harfinin istisna olarak, yazıda da daraltıcı özelliği görülebilir.
De Di-y-en
Ye Yi-y-en

4- Ünsüz Benzeşmesi ( Sert Ünsüz Benzeşmesi) (Ünsüz Sertleşmesi)
*Türkçe kurallara göre; sert ünsüz bir harften (fıstıkçı şahap) sonra ünsüzle başlayan bir ek gelecekse, ekin başındaki ünsüz “sert ünsüze” dönüşür.

Seç-gin Seçkin
Kitap-da Kitapta
Toprak-dan Topraktan
Çalış-dı Çalıştı
Çalış-gan Çalışkan
Simit-ci Simitçi
Küs-dü Küstü
4-de 4'te
Not: Bu kurala uyulmaması aynı zamanda yazım yanlışı kabul edilir.

5- Sert Ünsüz Yumuşaması (Ünsüz Değişimi)
“p,ç,t,k” harfleri ile biten bir kelimeden sonra ünlü ile başlayan bir ek getirilirse; “p,ç,t,k” harfleri “b,c,d,g,ğ” ye dönüşür.

Yurt-u – Yurdu
Kanat-ı – Kanadı
Bilek-i – Bileği
Renk-i – Rengi
Güç-ü – Gücü
Kitap-ı – Kitabı
Ağaç-a – ağaca
Kap-a – Kaba

Not: Bütün kelimelerin bu kurala uyduğu söylenemez.
İp-i – İpi
Saç-ı – Saçı
Ot-u – Otu
Hukuk-u – Hukuku

Not: Özel isimlerde, bu kural, yazı dilinde uygulanmaz.
Zonguldak'a
Tokat'ı

6- Ünsüz Düşmesi (Ses Düşmesi)
Küçük-cük – Küçücük
Yumuşak-cık – Yumuşacık
Alçak-l-mak - Alçalmak
Çabuk – Çabucak
Ufak – ufalmak
Üst-teğmen – Üsteğmen

7- Ünsüz Türemesi:( Ses Türemesi)
His-etmek – Hissetmek
Hak-ı – Hakkı
Zan-etmek – Zannetmek
Hal-olmak – Hallolmak

Not: Bileşik fiiller oluşurken ses düşmesi yada ses türemesi yaşanıyorsa, sözcükler mutlaka bitişik yazılır.

8- Kaynaştırma Harfleri: (y,ş,s,n) (yaşasın)
*Türkçe'de iki ünlü yan yana gelmediği için, ünlü ile biten bir sözcüğe, ünlü ile başlayan bir ek getirileceği zaman araya kaynaştırma harfleri (y,ş,s,n) getirilir.

Soba-y-a
Su-y-u
İki-ş-er
Yedi-ş-er
Baba-s-ı
Kuzu-s-u
O-n-u
Araba-n-ın

Not: Kaynaştırma harflerinin iki ünlü arasında olmadan da kullanımı mevcuttur.
Kısa-y-dı
Şu-n-da
Bu-n-dan

9- Ulama:
Ünsüzle biten bir sözcükten sonra, ünlüyle başlayan bir sözcük getirilmesiyle oluşur.
Evden_acilen_ayrıldım.

Not: Araya virgül gelmesi halinde ulama gerçekleşmez.
Ahmet, eve gitti. (Ulama yoktur.)

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/2|

CÜMLE ANLAMI (CÜMLEDE ANLAM)

25/2/2009 | Kategori: Dil ve Anlatim |

CÜMLE ANLAMI (CÜMLEDE ANLAM)

 

CÜMLE (TÜMCE):

Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği… vb. bildiren sözcük yada sözcük dizisine cümle denir.

ÖSS'DE ÇIKAN CÜMLE ÇEŞİTLERİ:
TANIM CÜMLESİ
ÖZNEL CÜMLE
NESNEL CÜMLE
DOLAYLI ANLATIM
DOĞRUDAN ANLATIM
OLUMLU CÜMLE
OLUMSUZ CÜMLE
SORU CÜMLESİ
ÜNLEM CÜMLESİ
KOŞUL CÜMLESİ
SEBEB CÜMLESİ
VARSAYIM CÜMLESİ
TAHMİN CÜMLESİ
ÖNYARGI CÜMLESİ
KARŞILAŞTIRMA CÜMLESİ
ELEŞTİRİ CÜMLESİ
ÖZELEŞTİRİ CÜMLESİ
ÖNERİ CÜMLESİ
ÖĞÜT CÜMLESİ
AMAÇ CÜMLESİ
YORUM CÜMLESİ
DEĞERLENDİRME CÜMLESİ
TASARI CÜMLESİ
YAKINMA CÜMLESİ
KAYGI CÜMLESİ

BEĞENME CÜMLESİ
 

 

1) TANIM CÜMLESİ:
*Bir varlığa yada kavrama ait niteliklerin belirtildiği cümlelerdir.
Not: Bu tür cümleler “X nedir?”, “X kimdir?” sorularına cevap verir.
Not: Genelde cümle sonunda “-dir” eki bulunur.
Şiir, duyguların ifade edilmesidir. (Şiir nedir?)
Ahmet Haşim, Fecr-i Ati Şairidir. (Ahmet Haşim kimdir?)
Kalem, yazı yazmaya yarayan araçtır.
2) ÖZNEL CÜMLE: (ÖZNELLİK, SUBJEKTİF, GÖRECELİ, DEĞİŞEBİLİR)
*Doğruluğu kişiden kişiye değişebilen yargıların yer aldığı cümlelerdir.
*Bu tür cümlelerde kişinin kendi görüşü yer alır.
Reşat Nuri, Türkiye'nin en ünlü yazarıdır.
Bu eserinde, gereksiz birçok ayrıntıya yer vermiş.
Elma, insanların en sevdiği meyvedir.
 

 

3) NESNEL CÜMLE: (NESNELLİK, KANITLANABİLİR, OBJEKTİF, DEĞİŞMEYEN)
*Doğruluğu kişiden kişiye değişmeyen yargıların yer aldığı cümlelerdir.
*Bu tür cümlelerdeki yargılar herkesin kabul ettiği yargılardır.
Eserin ilk baskısı 2001 yılında yapıldı.
Eserde köylü-ağa çekişmesi anlatılmaktadır.
Bütün insanlar ölümlüdür.
Su, 100'C ‘de kaynar.

4) DOLAYLI ANLATIM:
*Bir kişinin sözünü, anlamını değiştirmeyecek şekilde, kendi ifadelerimizle aktarmamızdır.
Yarın, Ankara'ya gidecekmiş.
Eseri, zor şartlarda kaleme almış.
Babam, yanına gitmemi istedi.
5) DOĞRUDAN ANLATIM:
*Bir kişinin sözünü, olduğu gibi aktarmamızdır.
*Bu söz genelde tırnak işareti içerisinde yazılır.
Babam:“Yanıma gel.” dedi.
“Eseri, zor şartlarda kaleme aldım.” dedi.
Yarın, Ankara'ya gideceğim, dedi.
6) OLUMLULUK:
a) Olumlu Cümle:
*Cümlede bildirilen yargının gerçekleştiğini yada gerçekleşeceğini (bulunduğunu) bildiren cümlelerdir.
ÖSS, Haziran'da yapılacak.
Ahmet, keldir.
Eserde olumlu cümlelere çokça yer verilmiş.
O, ben kendimi bildim bileli cimridir.
b) Olumsuz Cümle:
*Cümlede bildirilen yargının gerçekleşmediğini yada gerçekleşmeyeceğini, (bulunmadığını) bildiren cümlelerdir.
Beklediğim mektup henüz gelmedi.
Film, senaryosu yönüyle, güzel değildi.
Kırmızı ışıkta geçilmez.
Osman, yarınki toplantıya gelemeyecekmiş.
Cebinde beş parası yoktu.
Not: Dilimizde “-siz, -me, -mez” gibi ekler, “yok, değil, ne…… ne……” gibi kelimeler, olumsuzluk oluşturmak için kullanılır.
Not: İki olumsuz bir olumluyu oluşturabilir.
Yok değil (Var)
 Not: Anlamca Olumlu, Yapıca Olumsuz Cümleler:
Sizin neler yaptığınızı bilmiyor değilim. (biliyorum)
Cebinde para yok değil. (var)
Yaptığı hareketi görmemiş olamazsın. (görmüşsündür.)
Oraya kim gitmek istemez. (gitmek ister.)
Not: Anlamca Olumsuz, Yapıca Olumlu Cümleler:
Ne kızı verir, ne dünürü küstürür. (vermez, küstürmez)
Bu haliyle onu kim beğenir? (kimse beğenmez)

 

 

7) SORU CÜMLESİ:
*Soru kelimesi yada soru eki bulunan; soru anlamı taşıyan cümlelerdir.
*Cevap bekleyen cümlelerdir.
Bakkaldan ekmek mi aldın?
Karşıda duran araba nereye gitti?
Bu güne kadar kaç kitap okudun?
Onu okulda da mı görmedin?
Not: Soru kelimesi bulunan bazı cümleler soru cümlesi olmayabilir.
Ne zaman uyuduğunu bilmiyorum.
Kalemimi kim aldıysa getirsin.
Not: Bazı cevap beklemeyen soru cümleleri vardır. (Sözde soru cümlesi)
Köşeyi döndüğümde onu görmeyeyim mi?
Kim korkar fareden?
Ona bu olanları nasıl anlatırım?
8) ÜNLEM CÜMLESİ:
*Seslenme, heyecan, sevinç, şaşma, sıkılma vb. ifadelerden oluşan ünlem kelimelerinin kullanıldığı cümlelerdir.
Off, yine olmadı!
Hey, orada durma!
Eyvah, o da burada!
Çok güzel bir araba!
Göreyim sizi arkadaşlar!
Hah, işte geldi!
9) KOŞUL (ŞART) CÜMLESİ:
*Bir işin, oluşun, durumun gerçekleşmesini yada gerçekleşmemesini şarta bağlayan cümlelerdir.
Sussanız da derse başlasak.
Çok çalışırsan, sen de kazanırsın.
İçeri girebilirsin; fakat, önce bilet almalısın.
Onu görmedikçe, yardımcı olamam.
10) SEBEP CÜMLESİ:
*Bir olayın, bir durumun gerçekleşme yada gerçekleşmeme sebebini ortaya koyan cümlelerdir.
*Bu tür cümlelerde “neden, niye, hangi sebeple, niçin” sorularına cevap bulunabilir.
Alış-veriş yapmak için markete gitti.
Çok konuştuğundan başına bunlar geldi.
Onu gördüğümden beri işim rast gitmedi.
11) VARSAYIM CÜMLESİ:
*Bir olayın yada durumun bir an için olduğunu (gerçekleştiğini) farz etmektir.
Tut ki bu çukuru kazdık.
Diyelim ki eser çok sattı.
Bir an için tatile gittiğini düşün.
12) TAHMİN (OLASILIK-İHTİMAL) CÜMLESİ:
*Bir şeyin görünüşe göre olacağının sanıldığı, kesinlikten yoksun, kişisel yargılardır.
Hava soğudu, kar yağabilir.
Burada yok, eve gitmiş olabilir.
Yarın borsada düşüş yaşanabilir.
13) ÖNYARGI CÜMLESİ:
*Bir konu veya kavram hakkında önceden edindiğimiz olumlu yada olumsuz yargılardır.
Sen bu sınavı kazanamazsın.
Bizimle gelmeyeceğinden eminim.
Bu işte başarılı olacağından kuşkum yok.
Göreceksin, haftaya kadar bitmeyecek.
Bu kitap çok satar.
14) KARŞILAŞTIRMA CÜMLESİ:
*İki varlık yada kavram arasındaki benzerlik veya farkların ortaya konulduğu cümlelerdir.
Ahmet, Cüneyt'ten kuvvetlidir.
Şiir, düzyazıya göre daha çok özen ister.
Divan şiiri, dil yönüyle halk şiirinden güçlüdür.

<_script /> function YeniSayfa (form, bicimler, pencereadi) { if (!pencereadi) pencereadi = 'formTarget' + (new Date().getTime()); form.target = pencereadi; open ('', pencereadi, bicimler); } <_script />

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/2|

ZARF NEDİR ?

25/2/2009 | Kategori: Dil ve Anlatim |

Zarf Nedir

Zarf (Belirteç)
İsimlerin varlıkları ya da kavramları karşıladığını, fiillerin ise hareketleri, oluşları karşıladığını belirtmiştik. Varlıkların nasıl belli nitelikleri varsa, fiillerin de belli nitelikleri vardır. İsmin niteliğini bildiren sözcüklere Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfat demiştik. Fiillerin niteliğini bildiren sözcüklere de zarf diyoruz.

“Güzel bir evde oturmak istiyorum.” cümlesinde “güzel” sözcüğü “ev” isminin niteliğini bildiriyor, onun nasıl olduğunu açıklıyor. Öyle ise bu sözcük Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfat görevindedir.

Aynı sözcük;

Bu ev uzaktan daha güzel görünüyordu.” cümlesinde “görünmek” fiilinin nasıl olduğunu bildiriyor. İşte bu durumda “güzel” sözü zarftır.

Kısaca Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarflar fiillerle ilgili sözcüklerdir. Bunun dışında, Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın, adlaşmış Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın veya başka bir zarfın derecesini bildiren Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarflar da vardır.

1. Durum Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarfları
Fiilin durumunu yani nasıl yapıldığını bildiren sözcüklerdir. Fiile sorulan “nasıl” sorusuna cevap verir.

O, hızlı koşardı. (Nasıl koşardı?)
Çok tatlı gülümsüyor. (Nasıl gülümsüyor?)
Bu günler zor geçecek. (Nasıl geçecek?)

cümlelerinde altı çizili sözler durum bildiren zarflardır. Bu sözcüklerden sonra isim gelseydi sözcükler Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfat olacaktı.

Zarfın mutlaka fiillerden önce gelmesi şart değildir. Zarfla fiil arasına başka sözcükler girebilir.

“Dışarıdan Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! kesik Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! kesik köpek havlamaları geliyordu.”

cümlesinde “Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! kesik Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! kesik” zarfıyla onun nitelediği fiil arasına başka öğe girmiştir. Elbette bu zarfın özelliğini değiştirmez.



2. Zaman Zarfı
Fiilin ne zaman yapıldığını bildiren sözcüklerdir. Fiile sorulan “ne zaman” sorusuna cevap verir.

Tatilden dün dönmüşler.
Akşama bizde toplanıyoruz.
Artık buradan gitmelisin.
cümlelerinde altı çizili sözcükler fiilin zamanını bildirdiklerinden zarf görevindedirler.

3. Yer - Yön Zarfı
Fiilin yöneldiği yeri bildiren sözcüklerdir. Fiile sorulan “nereye” sorusuna cevap verir ve ek almaz. Bu tür Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarfların sayısı bellidir.

“Yukarı çık, ben de geliyorum.” cümlesinde, fiile “Nereye çık?” diye sorarsak, “yukarı” cevabı gelir. Ek de olmadığına göre yer - yön zarfıdır. Eğer cümle “Yukarıya çık.” şeklinde olsaydı, sözcük isim görevinde kullanılmış olacaktı.

Aşağı indi. Öte gitti.
Geri geldi. Beri geldi.
İleri gitti. Dışarı çıktı.
İçeri girdi.

cümlelerinde altı çizili sözcükler yer Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarflarıdır.


4. Azlık - Çokluk (Miktar) Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarfları
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarflar içinde çok değişik özellikler gösteren sözcüklerdir bunlar. Fiilin, Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın, zarfın, adlaşmış Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın miktarlarını bildirebilen geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bu Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarflar “ne kadar” sorusuna cevap verir.

“Pastadan biraz alabilir miyim?”

cümlesinde “alabilir miyim” fiiline “Ne kadar” sorusunu sorarsak “biraz” cevabı gelir. İşte fiilin miktarını bildiren bu sözcük zarftır.

Bu tür Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarflar sıfata sorulan “ne kadar” sorusuna da cevap verebilir.

Örneğin;
“Çok güzel bir kitaptı.” cümlesinde “kitap” isimdir. “Nasıl kitap?” diye sorarsak “güzel” Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatı cevap verir. “Ne kadar güzel?” diye sorarsak “çok” cevabı gelir. İşte Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın derecesini bildiren “çok” sözcüğü zarftır. Çünkü burada çok olan güzelliktir.

Bu tür Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarflar, başka bir zarfın derecesini de bildirebilir. Bu durumda zarfa sorulan “ne kadar” sorusuna cevap verir.

“Çok hızlı koşuyor.” cümlesinde “koşuyor” fiildir. “Nasıl koşuyor?” diye sorarsak “hızlı” zarfını buluruz. “Ne kadar hızlı?” diye sorduğumuzda ise “çok” cevabı gelir. Zarfın derecesini bildiren bu sözcüğe de zarf diyoruz.


Bunlar adlaşmış sıfatların da derecelerini bildirebilir.

“Bu plan en yaşlılar da göz önüne alınarak hazırlandı.”

cümlesinde “yaşlılar” adlaşmış sıfattır. Buna “Ne kadar yaşlı?” diye sorarsak “en yaşlılar” cevabı gelir. Yaşlıların derecesini bildiren “en” sözü zarftır. Örnekleri çoğaltalım.

O, bu derse pek çalışmadı. (Fiilin zarfı)
Pek sağlam bir ayakkabıya benzemiyor. (Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın zarfı)
Pek akıllısın sen de! (Adlaşmış Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın zarfı)
“Ne kadar” sorusu elbette sadece zarfı buldurmaz.
“Fazla mal göz çıkarmaz.” cümlesinde altı çizili sözcük “mal” isminin miktarını bildirdiği için sıfattır. Çünkü isimlerin zarfı olmaz.
“Bu kadar çok arabayı nasıl taşıyor bu köprü?” derken “çok” sözü “araba” isminin Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatı, “bu kadar” sözü de “çok” Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatının zarfıdır.

Bazen cümlede birden fazla zarfın veya Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın olması, aklımızı karıştırabilir.

“Sevimli , sarışın bir çocuk içeri girdi.” cümlesinde “çocuk” isim, “sarışın” Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfat, “sevimli” sıfattan önce geldiği için zarfttır, gibi bir yanlış düşünceye kapılmayalım. Bir sözcüğün, zarfın ya da Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Sıfatın zarfı olması sadece “ne kadar” sorusuna cevap vermesiyle, yani derece bildirmesiyle mümkündür. Bu cümlede ise altı çizili bütün sözcükler ismin sıfatlarıdır.



5. Soru Zarfı
Cümlelerde Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarfları bulmak için kullandığımız sorular vardı. Bunların hepsi - nereye hariç - soru Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! Zarflarıdır.

Nasıl bu kadar güzel konuşuyor?
Gittiği yerden ne zaman dönecek?
Ne kadar hızlı yüzüyor?
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! neden söz vermesine rağmen gelmiyor?
Ne gülüp duruyorsun iki saattir?
cümlelerinde altı çizili sözcüklerin hepsi soru zarfıdır.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/2|